Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında konuştu.
Erdoğan’ın gündeminde MEB’in ‘Ramazan’ genelgesine yönelik eleştiriler ve ‘Terörsüz Türkiye’ ismi ile yürütülen süreç vardı. MEB‘in ‘Ramazan’ genelgesinin hukuki olduğunu söyleyen Erdoğan, ‘Laikliği Birlikte Savunuyoruz’ bildirisini hedef aldı.

“(MEB’in Ramazan genelgesi) Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir takım yobaz çıktı o bayat ‘Laiklik elden gidiyor’ şarkısını söyleyen zehir saçan baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı” diyen Erdoğan, “Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında neüdüğü belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar” şeklinde konuştu.
Erdoğan, süreç kapsamında ise, “Sürecin yeni aşaması başlayacak. Partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu daha artacak. Meclisimiz yeni aşamada da lokomotif rol üstlenecek” ifadelerini kullandı.
Haber Bültenimize Abone Olun
Gündemdeki önemli haberleri diyekonustu.com’dan e-posta kutunuza alın
Gizlilik Bildirimi: Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikamıza ve Hizmet Şartlarımıza bakabilirsiniz.
“İNCELEME VE SORUŞTURMALAR BAŞLATILDI”
Cunhuriyet’te yer alan habere göre: Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Dün gece maalesef üzüntü verici bir haber aldık. Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı’mızdan kalkan ve görev uçuşu yapan F-16 uçağımız kaza kırıma uğradı ve uçağımızın pilotu şehit oldu. Öncelikle kahraman şehidimiz Hava Pilot Binbaşı İbrahim Bolat’a Allah’tan rahmet kederli ailesi ve yakınlarına sabır, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz milletimize başsağlığı diliyorum. Kazanın nedenlerinin tespitine yönelik gerekli inceleme ve soruşturmalar başlatılmıştır. Şehit pilotumuzun ruhu şad, mekanı cennet olsun.
“İLAHİLERLE HEP BİRLİKTE YAŞIYORUZ”
Camilerimiz doluyor. Çocuklarımız, gençlerimiz gittikçe artan oranda camilerimizi şenlendiriyor. Bu yıl ayrıca ülkenin her yerinde terennüm edilen ilahilerle coşkuyu neşeyi manevi hazzı millet olarak hep birlikte yaşıyoruz. Kabe’de hacılar hu der Allah… Bu ilahiyi yediden yetmişe insanımızın diline ve inşallah kalbine nakşeden ülkemizi o güzel ilahilerle tek ses tek yürek haline getiren bestecisinden icracısına kadar tüm kardeşlerime buradan tebriklerimi iletiyorum. Özellikle okul bahçelerinde yavrularımızın hep birlikte bu ilahilere eşlik ettiklerini hep bir ağızdan Allah lafzı celalini seslendirdiğini görmek bizi ziyadesiyle mutlu etti, gururlandırdı.
“BU ETKİNLİKLER ANAYASAL DAYANAĞI OLAN ETKİNLİKLER”
Milli Eğitim Bakanlığımız Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz kapsamında Maarifin Kalbinde Ramazan kapsamında çeşitli etkinliklerin düzenlenmesi için 81 vilayetimize bir yazı gönderdi. Bu yazıda neler var? Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programlar düzenlenecek. İftar sofraları kurulacak. Bu etkinlikler gönüllülük esasıdır. Bu etkinlikler anayasal dayanağı olan etkinliklerdir. Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif’ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir takım yobaz çıktı, o bayat “Laiklik elden gidiyor” şarkısını söyleyen zehir saçan baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı.
“BUNLARIN DERDİ LAİKLİK DEĞİL”
Bunlar güya Cadılar Bayramı kılıfı altında neüdüğü belirsiz saçmalıklar sahnelenirken rahatsız olmazlar. Bunlar batıda çocuklara yönelik her gün bir yenisi patlak veren skandallardan asla rahatsız olmazlar. Ama ne zaman ki Ramazan kapsamında bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların karın ağrısının asıl nedenini gayet iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini. Bu milletin çocuklarını özünden uzaklaştırmak için nasıl gayret ettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da laiklik olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla… Bunların derdi bu milletin ta kendisiyledir.
Hayırdır çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın Ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın hep bir ağızdan ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor? Laiklik kavramının arkasına saklamaktan vazgeçin. Lafı dolandırmayı bırakıp dilinizin altındaki baklayı çıkarın. Rahatsız olan varsa gitsin bu vatanla aidiyetini tekrar sorgulasın. Kimse bize azınlık hakları dersi vermeye kalkmasın. Kimse bize inanç özgürlüğü dersi vermeye kalkmasın. Biz bu değerleri dışarıdan alıp öğrenecek bir millet değiliz. Biz bu değerleri dünyaya öğretmiş, dünyaya öğretecek bir milletiz. İnanç özgürlüğü görmek isteyen Türkiye’ye baksın ders alsın.
“RAPOR TARİHİ BİR BELGE ÖZELLİĞİNDE”
Değerli kardeşlerim, demokrasimize kurulan tuzaklara, milletimizin birliğine ve dirliğine yönelik saldırılara, bizi sığ ve sahte gündemlere sıkıştırmaya çalışan oyunlara rağmen hedeflerimize doğru sağlam adımlarla ilerliyoruz. Cumhur İttifakı olarak geçen yıl başlattığımız ve bir devlet projesi olarak yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecinde 16 aylık zaman diliminde kayda değer mesafeler alındı. Hamdolsun ümit verici gelişmeler yaşandı. İşte en son Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu 5 Ağustos’tan bu yana sürdürdüğü müzakere ve mütalaalarını geçen hafta tamamladı.
Tüm siyasi parti gruplarının mutabakatıyla 47 kabul, 1 çekimser ve 2 ret oyuyla nihai rapor onaylandı. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak ilk günden itibaren sergilediğimiz yapıcı ve uzlaşmaya açık tutumu rapor aşamasında da aynen devam ettirdik. Komisyonun misyonunu layıkıyla yerine getirebilmesi için kritik kavşaklarda riske girmek dahil üzerimize ne düşüyorsa ziyadesiyle yaptık. Gerek Meclis Başkanımız gerekse partimizi komisyon bünyesinde temsil eden arkadaşlarımız fevkaladenin fevkinde bir gayret gösterdiler. Özellikle komisyonun odağının sapmamasına, kuruluş gayesiyle ilgisi ve alakası olmayan gündemlerle sulandırılmasına izin vermedik. Hamdolsun sonuçta diğer siyasi parti gruplarının da katkısıyla sürecin bir aşamasını daha suhuletle aşmayı başardık. 137 kurum ve kişinin dinlendiği, 4200 sayfa tutanağın tutulduğu kapsamlı bir istişare sürecinin ardından hazırlanan rapor bundan sonra yapılması gerekenlere dair çok değerli bir yol haritası ortaya koydu.
Şunu açık yüreklilikle ifade etmek isterim ki tam bir demokratik olgunluk, eksiksiz bir istişare ve siyasi tarihimizde örneği az görülen bir siyasi uzlaşma neticesinde kaleme alınan rapor bir tavsiye belgesi olduğu kadar tarihi bir belge özelliğindedir. Rapor, Türkiye’nin ortak geleceğine, 86 milyonun kardeşliğinin bir kat daha sağlamlaştırılmasına atılan çok değerli bir imzadır. Raporun içerisinden kelimeleri cımbızla çekerek spekülasyon yapma hevesinde olanların sürecin selametine hizmet etmediği aşikardır. Meselenin memnuniyet verici yanı, raporu ve süreci gölgelemek isteyenlerin azınlıkta olması, milletimizin ekseri çoğunluğuyla Terörsüz Türkiye hedefini tam manasıyla sahiplenmesidir. Rapora damga vuran uzlaşı ruhunu çok kıymetli buluyoruz.
“SÜRECİN YENİ AŞAMASI BAŞLAYACAK”
Siyaset kurumu özellikle bundan sonra atılacak adımlar açısından hem çok ciddi bir enerji hem de büyük bir güven toplamıştır. Şimdi süren bu sürecin yeni aşaması başlayacak. Partimizin ve ittifakımızın sorumluluğu biraz daha artacak. Meclisimiz yeni aşamada da elbette lokomotif rol üstlenecek. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak aramızdaki dayanışmayı, eşgüdümü ve iş birliğini doruğa çıkarmamız gereken bir döneme giriyoruz. Sürecin yeni aşaması başlayacak. Sürecin yeni aşamasını da uhulet ve suhuletle yöneterek önce Terörsüz Türkiye, ardından terörsüz bölge hedefimize vasıl olacağız.
Şunu sizlere ve ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarıma tekrar hatırlatıyorum. Bugüne kadar attığımız her adımda, verdiğimiz her kararda, uygulamaya koyduğumuz her politikada devletimizin ciddiyetine yakışır biçimde, şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi incitmeden hareket ettik. Aynı şekilde devam edeceğiz. Değerli arkadaşlarım, bunda kararlıyız. Hep söylüyorum, büyük devlet olmak büyük düşünmekle mümkündür. Biz tarihiyle olduğu kadar vicdanı ve aklıyla da büyük bir devletiz. İnsanlığa asırlar boyunca nizam vermiş büyük bir milletiz. Onun için büyük düşüneceğiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin gücüne güveneceğiz. Türk milletinin ezeli ve ebedi kardeşliğine sonuna kadar inanacağız.
Şurası bir gerçek ki Türkiye 23 yıllık çetin mücadeleler neticesinde bölgesel ve küresel bir güç olma yolunda tarihi bir fırsat yakalamıştır. Bunun önünü kimse kesemez. Buna biz izin vermeyeceğiz. İnanıyorum ki milletim de izin vermeyecek. Ortak geleceğimizi özellikle hafızamızda iz bırakan acılar üzerine inşa edemeyiz. Umutları büyütmek, müşterek zeminimizi genişletmek mecburiyetindeyiz. Diğer partilerden de beklentimiz komisyondaki demokratik, uzlaşmacı, müspet ve makul duruşlarını Meclis çalışmalarında da aynen devam ettirmeleridir. Bin yıllık kardeşliğin önünde bugüne kadar hiçbir fesat odağı duramadı. Bugün de sınırlarımızın ötesine taşan bu kucaklaşma ve muhabbet selinin önünde durmaya çalışanlar olursa o sel herkesi önüne katıp sürükleyecek ve bu topraklardan süpürecektir.
Biz 23 yıldır yaptığımız gibi nefreti ve öfkeyi çoğaltan değil, adaleti, hakkı, hukuku ve demokrasiyi savunan tarafta yer alacak, herkesin bir olduğu, beraber olduğu, barış içinde kardeşçe yaşadığı bir Türkiye için mücadele edecek ve bu yolda gerektiğinde fedakârlıkta bulunmaktan asla çekinmeyeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum. Meclis çalışmalarında her birinize başarılar diliyorum.”
ERDOĞAN’DAN ‘STATÜ’ YANITI
Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli‘nin “İmralı’nın statü açığı makul sonuca ulaştırılmalıdır.” sözlerine ilişkin açıklama yaptı.
Erdoğan, “İmralı Adalet Bakanlığı tarafından işletiliyor” dedi.
diyekonustu.com
Tüm Gündem Haberleri için TIKLAYIN
