Bilimsel çalışmalar, altın gibi ağır elementlerin sıradan yıldız oluşum süreçleriyle meydana gelmediğini ortaya koyuyor. Bu tür elementler; süpernova patlamaları ve nötron yıldızlarının çarpışması gibi son derece şiddetli kozmik olaylar sırasında oluşuyor.

Ortaya çıkan aşırı enerji ve yoğunluk, altın atomlarının sentezlenmesine olanak sağlıyor. Uzmanlara göre bugün yeryüzünde kullandığımız altın, milyarlarca yıl önce evrende yaşanan bu olağanüstü olayların kalıntısı.
Dünya’ya meteorlarla taşındı

Nature dergisinde yayımlanan araştırmalara göre Dünya yaklaşık 4,5 milyar yıl önce oluştuğunda yüzeyi büyük ölçüde erimiş durumdaydı. Bu dönemde altın gibi ağır metallerin önemli bir bölümü gezegenin çekirdeğine doğru ilerledi.
Ancak daha sonraki süreçte Dünya’ya çarpan meteorlar, altın ve benzeri ağır elementleri yeniden yer kabuğuna taşıdı. Bilim insanları, günümüzde çıkarılan altının büyük kısmının bu yoğun göktaşı bombardımanı sonucunda yeryüzüne ulaştığını belirtiyor.
Sadece Dünya’ya özgü değil

Araştırmalar, benzer kozmik ve jeolojik süreçlerin Mars ve Ay için de geçerli olabileceğini gösteriyor. Bu bulgular, altının yalnızca Dünya’ya özgü olmadığını; evrensel bir kökene sahip olduğunu ortaya koyuyor.
Sonuç olarak, yeryüzündeki altın; yıldızların ölümüyle başlayan ve milyarlarca yıl süren bir kozmik yolculuğun ürünü. İnsanlık tarihinin en değerli metallerinden biri, kökenini evrenin en şiddetli olaylarından alıyor.
diyekonustu.com
Tüm Bilim Haberleri için TIKLAYIN
