Haberin gücü adına.

  • Dolar 8.6351
  • Euro 10.3785
  • GR ALTIN 504.03
  • ÇEYREK 828.3

  • 14 Aralık 2020, Pazartesi 21:32
ErdalMoral

Erdal Moral

Neoliberal zamanlar ve homo economicus

Neoliberalizm varoluşun tüm boyutlarını ekonomik ölçülere göre düzenleyen kendine has bir akıl biçimidir ve günümüzde devlet idaresinde, işyerlerinde, hukuk sahasında, eğitimde, kültürde ve gündelik faaliyetlerin muazzam bir kısmında hazır ve nazır bulunan neoliberal akıl, demokrasinin kurucu unsurların belirgin siyasal karakterinin alamını ve işleyişini ekonomikleştirmektedir.

Ekonomist ve yazar Brown neoliberalizmi: "Bir dizi devlet politikası, kapitalizmin safhalarından bir tanesi ya da kapitalist sınıfın kârlılığını yeniden temin etmek için piyasayı başıboş bırakan bir ideoloji olarak neoliberalizm anlayışının aksine, ben aralarında Michel Foucault'nun da bulunduğu isimlere katılıyorum; neoliberalizmi, hâkimiyet kazandıkça ekonomik değerler, pratikler, ölçüm sistemlerinden oluşan belli bir formülasyonu insan hayatının tüm boyutlarını kapsayacak şekilde genişleten bir yönetim rasyonalitesi şekline bürünen bir normatif akıl düzeni olarak tasavvur ediyorum." olarak tanımlıyor.

Neoliberalizmin sinsi devrimini anlattığı kitabında Brown parasal servet üretimi olmadığında dahi, mesela eğitim, sağlık, esenlik, aile hayatı veya komşuluğa yaklaşım tarzımızda, çağdaş piyasa özneleri gibi düşünüp davranıyor olmamız mümkündür ve neoliberalizm bizi bu tür özneler olarak çağırmakta olduğuna ve asıl meselenin, neoliberal rasyonalitenin piyasa modelini tüm saha ve faaliyetlere -paranın mevzu olmadığı bölgelere dahi, dağıtıp, insanları en ince ayrıntısına kadar piyasa aktörleri biçiminde, her zaman her yerde sadece "homo economicus" olarak yapılandırması olduğuna dikkat çekiyor. Yazara göre neoliberalizm büyük çoğunlukla, kökünde yatan serbest piyasaları olumlama ilkesiyle uyumlu bir grup ekonomi politikasının icrası olarak anlaşılmaktadır.

Bu politikalar arasında sanayi ve sermaye akışında deregülasyon, korunmaya muhtaçlar için sunulan refah devleti desteği ve önlemlerinin önemli ölçüde azaltılması; eğitim, parklar, posta hizmetleri, yollar ve sosyal yardımlara varıncaya değin kamu hizmetlerinde özelleştirme ve taşeronlaştırma; artan oranlı yerine azalan oranlı vergi ve gümrük tarifeleri; ekonomik veya toplumsal-siyasi bir politika olarak servetin yeniden dağılımına son verilmesi; üniversiteye başvuru hazırlığından organ nakline, kuyrukta beklememekten uçakta ayak uzatacak yeri garantilemeye varıncaya değin insan ihtiyaçları ve arzularının hepsinin kârlı bir girişime dönüştürülmesi; ve daha yakınlarda, her şeyin finansallaşması, ekonominin ve günlük hayatın dinamiklerinde finans sermayesinin üretim sermayesi karşısında hâkimiyetinin giderek artması vardır.

Bu politika ve pratikleri eleştirenler genellikle dört zararlı etki üstünde durmaktadır. Bunlardan ilki, yoğunlaşan eşitsizliktir; en üst tabakalar gitgide daha fazla servet edinip elinde tutarken, en alt tabakalar ya düpedüz sokağa düşmekte ya da dünyanın şehir merkezlerinde ve çeperlerinde sayıları gittikçe artan gecekondu mahallelerine mahkûm olmakta, orta tabakalar ise geçtiğimiz yarım yüzyılda görülmemiş ölçüde az ücret, sosyal yardım ve güvence, emeklilik veya yukarı doğru hareket umudu karşılığında daha uzun saatler çalışmaktadır. Eşitsizliğin şiddetlenmesi, galiz metalaş(tır)ma ve ticaret, hükümet içinde şirketlerin nüfuzunun sürekli artması, ekonomik tahribat ve istikrarsızlık – bütün bunlar şüphesiz neoliberal politikaların doğurduğu sonuçlardır ve hepsi birden halkta nefret uyandırmakta, protestolara yol açmaktadır.

Neoliberalizm sadece "piyasayı başıboş bırakan bir ideoloji" olmakla kalmıyor demokrasinin temel unsurlarını usul usul çözüp dağıtıyor. Piyasalar ve para demokrasiyi alçaltıyor ve yozlaştırıyor. Kendine has bir biçimde şahıslar ve devletler inşa etme tarzında, demokratik ilkeleri tasfiye ederken, demokratik kurumları aşındırıyor, modernliğinin demokrasi tahayyülünü söküp atmak için uzun ve dolambaçlı anahtar mekanizmalarla iş görüyor.


 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yukarı çık