18 Mayıs 1919 günü Havza halkı İzmir’in Yunan işgaline uğraması nedeniyle bir miting düzenledi. Miting sırasında orada bulunan Zübeyrzade Fuad Efendi durumu şu şekilde belirtir: “… Ümit ve özgürlük yollarının dikenleri çoğalmakta ve zavallı Türkler bir kurtarıcıyı, insan üstü bir kutsal gücü, bir mucizeyi beklemekteydi. Bu sıralarda büyük bir Türk yurdunun –İzmir’in- alçak Yunanlar tarafından işgal edildiği haberi bir saika-ı bela gibi Müslümanları titretti ve dondurdu. Kararsız ve temkinli fikirler, perişan emeller bir araya toplanmazken bu haber üzerine cüretlenen Havzalılar 18 Mayıs 1919’ta belediyede toplanarak bir Redd-i İlhak Cemiyeti oluşturmuş itilaf devletlerine, siyasi temsilcilerine protesto telgrafı çekmişlerdi.”
BAFRA HALKININ PADİŞAHA ÇEKTİĞİ TELGRAF
18 Mayıs 1919
Yüce Padişah Huzuruna
Şevketmaap Osmanlı memleketlerinin önemli bir parçasını teşkil eden o mübarek İzmir’imizin Yunanlı tarafından keder verici işgali haberinin Wilson Prensipleri’ne ve Mütareke hükümleri ile devletler hukuku genel hükümlerine aykırı bulunmak itibariyle İslamların kalplerine doğurduğu teessürlerin tarifi kabil değildir.
Bu sebeple her suretle savunmanın meşruluğu ve devletler hukukuna tecavüzün açık olan usulsüz ve haksızlığa karşı men ve kaldırılmasını icap ettiren, yapılan müessif müdahale üzerine zaten bâsü bâdelmevt katiyen imanları olan mümin ahalinin vilayetin kurtarılmasına müheyya olmaları hususunda iradeyi şahanelerine muntazır bulundukları arz olunur.
İmzalar: Bafra İslam Ahali Adına Müftü Ahmet Ali- Ulemadan Ustazade Hasan Fehmi-Belediye Reisi Dursun Bey-Ulemadan Kolaylızade Hafız Nuri-Çıplakzade Hulusi
Bafra Halkının Telgrafı
BANDIRMA VAPURU SİNOP’TA
Mustafa Kemal Paşa Sinop’a geldi. Samsuna karadan yol olmadığı öğrenilince gemi Samsun yönünde kıyıyı izleyerek harekete devam etti.
Hüsrev Gerede’nin Günlüğünde 17-18 Mayıs
Hava kötü. Hep yataklardayız. Mitralyöz Arif, Dr. Refik, Topçu Kemal bir kamaradayız. Kamaramız vahşi hayvan kafesine benziyor. Ara sıra başımızı kaldırıp birkaç kelime konuşuyoruz. 9.30 sıralarında İnebolu’ya yanaştık. Fakat 17-18 Mayıs gecesini çok fena geçirdik. 18 Mayıs öğle üstü Sinop Limanı’na girdik. Çok şükür sallantı kesildi. Yataklardan fırladık. Traş olduk. Yıkandık güvertede hava aldık, güneşlendik. Dr. Refik’in nane suyu aklımızı başımıza getirdi. Saat 3’te vapurda bizimle gelip karaya çıkan Liva Mutasarrıfı Mazhar Tevfik Bey Sinop’tan bize İzmir’in işgali ile ilgili yazılı bilgi getirdi. 13 Mayıs’tan beri İzmir’in işgal olunacağına dair belirtiler görülmeye başlamış, İzmir’deki çatışmadan sonra Yunan birlikleri şehri terk etmek zorunda kalmışlar. İngilizler Yunanların yerine İzmir’i işgal edip hükûmeti görevini yapmaya çağırmışlar. Kabine Allah’a şükür istifa etmiş. Padişah yeni kabine kuruluncaya kadara aynı sadrazamın vekâleten görevi yürütmesini emretmiş. İzmir’in işgali ile ilgili pek de açık olmayan bu haberler bizi çok üzdü. Not defterime o gün şöyle yazmışım: “Başta akılsız hanedan olmak üzere yöneticilerin bu tarihsel anlarda halk ve ulusun hakemi olduğuna, işe yarar, namuslu kişilerden bir kabine kurulacağına inansalar, aydılar başta olmak üzere halk haksızlığa, çoğunluğun isteklerine aykırı hiçbir karara baş eğmez.”
İŞTE O TALİMATNAME
Mustafa Kemal Paşa’ya Samsun’daki Görevi Hakkında Erkan-ı Harbiye Umumiye Dairesi’nin Talimatnamesi
Dokuzuncu Ordu Kıtaatı Müfettişliği’ne ait vezâif yalnız askerî olmayıp müfettişliğin ihtiva eylediği mıntıka dahilinde aynı zamanda da mülkîdir.
1-İşbu müşterek vezâif şunlardır:
a)Mıntıkada asayiş-i dahilinin iade ve istikrarı ve bu asayişsizliğin esbâb-ı hudûsunun tesbiti.
b)Mıntıkada ötede beride müteferrik bir halde mevcudiyetinden bahsedilen esliha ve cephanenin bir an evvel toplattırılarak münasip depolara iddiharı ve muhafaza altına alınması.
c)Muhtelif mahallerde birtakım şûralar mevcud olduğu ve bunların asker toplamakta bulunduğu ve gayriresmî bir surette ordunun bunları himaye eylediği iddia olunuyor. Böyle şûralar mevcud olup da asker topluyor, silah tevzi ediyor ve ordu ile de münasebette bulunuyorlarsa katiyen menî ile bu kabîl müteşekkil şûraların da lağvı.
2-Bunun için:
a)İki fırkalı olan 3. Kolordu, dört fırkalı ola 15. Kolordular müfettişlik emrine verilmiştir. İşbu kolordular harekât ve asayiş hususâtında doğrudan doğruya müfettişlikle ve muamelât-ı cariye yani muamelât-ı zatiyye, kuvve-i umumiye vesaire gibi hususatta kemafi’s-sabık Harbiye Nezareti ile muharebe edeceklerdir. Fırka ve yahut mıntıka kumandanlığı veya bir vazife-i hususiyeye tayin edilecek zabıtanın tayin veya tebdilleri, müfettişliğin talebiyle olacaktır. Maahaza sair hususatca lüzum ve menfaat görerek müfettişliğin verdiği talimatı kolordu kumandanlıkları aynen tatbik edeceklerdir. Bilhassa ahval-i sıhhiye pek mühimdir. Bu zemindeki tedkikat ve icraatın ahaliye de teşmili lazımdır.
b)Müfettişlik mıntıkası Trabzon, Erzurum, Sivas, Van vilayetleriyle Erzincan ve Canik müstakil livalarını ihtiva eylediğinden müfettişliğin yukarıda tâdâd eden vezaifi tedvir için vereceği bilcümle talimatı işbu vilayetlerle mutasarrıflıklar doğrudan doğruya ifa edeceklerdir.
3-Müfettişlik hududuna mücavir vilâyât ve elviye-i müstakille (Diyarbakır, Bitlis, Mamuretülaziz, Ankara, Kastamonu vilayetleri) ile kolordu kumandanlıkları da müfettişliğin ifâ-yı vazife sırasında re’sen vâki olacak müracaatlarını nazar-ı dikkate alacaklardır.
4-Müfettişliğin husûsât-ı askeriyeye ait mercîî Harbiye Nezareti olmakla beraber, husûsat-ı saire için makamat-ı aliye-i aidiyesiyle muhabere edecek ve işbu muhabereden Harbiye Nezareti’ne de haber verecektir.
Harbiye Nazırı
Mehmed Şakir bin Numan Tahir
Mustafa Kemal Paşa’ya Samsun’daki Görevi Hakkında Erkan-ı Harbiye Umumiye Dairesi’nin Talimatnamesi
Talimatnamenin içeriğinin uygun görüldüğüne dair Meclis-i Vükela Kararı
KAYNAKÇA:
Zübeyrzade Mehmet Fuat, Yurdumuz Havza, (Haz. Ali Tuzcu), Ankara, 1998.
Sami Önal, Hüsrev Gerede’nin Anıları, Literatür Yayıncılık, İstanbul, 2002.
Baki Sarısakal, Belge ve Tanıklarla Samsun’dan Ankara’ya, Cilt,1, Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları, Samsun, 2008.
Andrew Mango, Atatürk / Modern Türkiye’nin Kurucusu, çev. Füsun Doruker, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2016.
diyekonustu.com
