Genel

Samsun’da santral eylemi: Yargıya seslendiler

TOLGA BİRGÜCÜ – Çarşamba Çevre ve Çiftçiler Eğitim Derneği (ÇARÇED) ve Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP) bugün Çarşamba Ovası’nın ortasına kurulan biyokütle enerji santralini protesto etti. Samsun Bölge İdare Mahkemesi (eski adliye binası) önünde gerçekleştirilen açıklamada, santralin kurulu olduğu bölgede yarattığı çevre ve güvenlik sorunlarını gündeme getiren grup, “Buradan, bu şehri yöneten seçilmişlere, atanmışlara ve bağımsız yargıya sesleniyoruz!” diyerek, kent yöneticilerine ve yargıya santralin kapatılması yönünde çağrı yaptı.

‘ŞİRKET KENDİSİNİ YALANLAMIŞTIR’
Grup adına basın açıklamasını okuyan SAMÇEP üyesi Akın Ömür, “2019 yılında büyük bir gizlilik içinde izin ve ruhsat çalışmaları tamamlanarak Oltan ve Köleoğlu enerji tarafından inşaatına başlanan Çarşamba Biyokütle Enerji Santrali 2021 yılı başında işletmeye alındı. Santral çalışmaya başladığından itibaren çevresel sorunları da görülmeye başlanmıştır. Firma, proje tanıtım dosyasının 72. sayfasında Abdal Irmağı’na herhangi bir atık su tahliyesi yapmayacağını beyan etmesine rağmen çalışmaya başladığı ilk günden kendisini yalanlayarak atık suyu Abdal Irmağı’na deşarj etmiştir. Bu deşarj üzerine ırmakta kirlilik oluşmuş, konu Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşınmıştır. Bölge halkının kullandığı tarım arazilerinin yanından çekilen işletmeye ait atık su boruları da patlayarak arazi üzerinde su baskınına yol açmıştır. Öte yandan bu tesis her gün ortalama bin 500 metreküp suyu yeraltından çekmekte, çiftçilerimizin sulama için kullandığı sondaj suyunu hızlıca tüketmektedir. Kuraklıkla mücadele edilen bu günlerde bu durum büyük bir su kaybıdır. yeraltınan alınan suyun buhar olarak havaya salınması sonucunda bölgede nemlilik oranı değişmekte, romatizma vb hastalıkları bulunan insanların hayatını ve yaşam konforunu zorlaştırdığı bölge halkı tarafından ifade edilmektedir. Kamuoyu nezdinde ovasını savunan insanların itibarı basın yoluyla hedef gösterilerek zedelenmeye çalışılsa da, başarıya ulaşmamıştır. Asılsız haberlerle saldıran şirket gelen tepkiler üzerine geri adım atmıştır” diye konuştu.

İŞ KAZALARINI GÜNDEME GETİRDİLER
Akın Ömür, “Çevre mücadelesi veren arkadaşlarımıza karşı açılan davalarda ise beraat kararları ardı ardına gelmektedir. Çarşamba meydanından santral alanına yani evinin bulunduğu alana yürümek isteyen, yöre halkından olan Raziye Köklükaya ablamıza karşı soruşturma başlatılmış fakat yapmak istediği eylem anayasal hak olarak görülerek suç unsuru içermediğinden duruşmalarının ardından beraatine karar verilmiştir. Benzer davalarda da beraat kararları çıkmıştır. Samsun Valiliği’nin 19 Temmuz 2019 tarihinde verdiği ‘ÇED gerekli değildir’ kararına karşı davalar açılmış ve ikinci bilirkişi raporunun ardından mahkemelerin vereceği karar ovasını savunan herkes tarafında dört gözle beklemektedir. İmar planı ve izinler konusunda açılan davalar sürmekte olup bu davalarında takibi gerek TMMOB, gerek dava avukatları ve bizler tarafından sürdürülmektedir. Tüm bu gelişmelerin ardından 4 Temmuz 2021 günü basında çıkan haberde biyokütle enerji santralinde saha çalışanı olarak görev yapan 23 yaşındaki Y.Ö.’nün basınçlı kum kapağının patlaması sonucu dizinden ve gözlerinden yaralandığı haberi yer almıştır. Basınçlı kumun patlamasıyla ciddi bir iş kazası geçiren Y.Ö.’nün, kum kapağında sorun olduğunu ve bakımının yapılması için 1,5 aydır yetkilileri uyardığı haberde yer almaktadır. Yine aynı haberde yaklaşık 2 ay önce de bir çalışanın daha kaza geçirerek kimyasala maruz kaldığı ve göz kapaklarının içi yandığı belirtilmektedir” şeklinde konuştu.

‘ÇEVRE DÜŞMANI İŞLETME’ VURGUSU
“Oltan-Köleoğlu biyokütle enerji santralinin bulunduğu yörede çevreye ve çevrede yaşanlara verdiği zararı hep birlikte görüyoruz ve yaşıyoruz” diyen Akın Ömür, “Her gün yeni bir kaosla karşımıza çıkan çevre düşmanı bu işletme çalışanlarının da iş sağlığını ve iş güvenliğini koruma konusunda tıpkı çevreyi korumada olduğu gibi kayıtsız ve özensiz kalmaktadır. Çalışanın iş sağlığı ve güvenliğide çevrenin, çevrede yaşayanların korunması kadar önemlidir. Emeği karşılığında hayatını idame edebilmek için bu işletmede çalışanların sorunu olan iş sağlığı ve güvenliği, çevresini ve yaşam alanını korumaya çalışan bizlerinde sorunudur. Çünkü onlar bu yörenin yaşayanlarıdır. Bu santralde meydana gelen tüm olumsuz durumların asıl sorumlusunun hukukun arkasından dolanarak işletmenin yapılmasına göz yumanlar olduğunun farkındayız. Ülkemizin önemli tarım alanlarından olan çarşamba ovasının kalbinde hiç olmaması gereken, doğa canisi olan bu santralin devam eden dava süreçleri aşamasında bacasının da tütmemesi gerekirken, bu işletmenin çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliğine yönelik gerekli denetimlerininde yerinde incelenmesi bir zorunluluktur. yetkilileri göreve çağırıyoruz. Ayrıca; günde 38 ton kül üreten, 630 ton ağaç yakan, 1500 ton yeraltı suyu tüketen, 380 ton atık suyu abdal ırmağına bırakan bu tesis faaliyetini devam ettirdiği sürece çevre katliamı ile birlikte iş kazalarının da artarak devam edeceği aşikârdır.  Buradan, bu şehri yöneten seçilmişlere, atanmışlara ve bağımsız yargıya sesleniyoruz! Geç gelen adalet istemiyoruz. Çarşamba BES derhal kapatılmalıdır” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu