Haberin gücü adına.

  • Dolar 8.7105
  • Euro 10.4011
  • GR ALTIN 496.97
  • ÇEYREK 815.64

SAMÇEP'ten santral açıklaması: Bilirkişi raporu değil, bilim cinayeti

Tolga BİRGÜCÜ/SAMSUN, (Diye Konuştu) - Çarşamba’da yapımı süren biyokütle enerji santrali ile ilgili hazırlanan bilirkişi raporunun gerçeklikten uzak olduğunu söyleyen SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özda, “Aralarında bir Ziraat Fakültesi Profesörünün de yer aldığı bilirkişi heyetinin bu yaklaşımı, bir bilim cinayetidir” dedi. Özdağ, heyet hakkında yasal süreç başlatacaklarını duyurdu.

SAMÇEP'ten santral açıklaması: Bilirkişi raporu değil, bilim cinayeti
  • 18 Şubat 2020, Salı 17:48

Samsun’un Çarşamba ilçesi Eğercili Mahallesi’nde kurulumu süren biyokütle enerji santrali ile ilgili dün Samsun Çevre Platformu (SAMÇEP) açıklama yaptı. SAMÇEP Sözcüsü Mehmet Özdağ, yürütmeyi durdurma kararı olmasına rağmen inşa çalışmaları süren santral için Samsun Valiliğinin ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararının Yürütmesinin Durdurulması talebi ile Samsun 3. İdare Mahkemesinde görülen davada mahkeme heyetinin talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporunu topa tuttu. SAMÇEP bileşenlerinin katıldığı toplantıda açıklamayı okuyan Mehmet Özdağ, bilirkişi raporunun gerçeklikten uzak olduğunu belirterek, bilirkişi heyeti hakkında yasal süreç başlatacaklarını söyledi.

‘RAPORDA KOPYALA YAPIŞTIR YAPILMIŞTIR’

Mehmet Özdağ, “Bilirkişilerden beklenilen, kendi uzmanlık alanlarında referansları ve toleransları da belirterek, rakamsal verileri ve de şartnameleri de ilişkilendirerek, mahkemenin sorduğu (hakimlerin uzmanlık alanına girmeyen) konuları açıklığa kavuşturmaktır. Hatırlatmak isteriz ki; Yüksek tarımsal potansiyeli nedeniyle ve 12.12.2016 tarih ve 2016/9620 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile koruma altındaki Çarşamba Ovasındaki Eğercili Mahallesi Mutlak tarım arazisi niteliğindedir. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazilerin Kullanımı Hakkında Kanununun buyurucu mahiyetteki en temel hükümleri gereği ‘Büyük ovalarda bulunan tarım arazileri hiçbir surette amacı dışında kullanılamaz’. Bilirkişi raporu toplam 36 sayfa olup; ilk onbir sayfa, bilirkişilere yöneltilen sorular ve dava dosyasının özeti ile proje tanıtım dosyasındaki kurum görüşlerinin özeti şeklindedir. Geri kalan 25 sayfanın büyük kısmında şirketin hazırlattığı proje tanıtım dosyasından kopyala yapıştır yöntemi ile şirketin çevresel etkiler üzerine taahhütleri ve resmi kurum görüşleri tartışmasız kabul edilmiş akıl ve bilim süzgecinden geçirilmemiştir. Dava dilekçemizde belirtilen çevre ve insan sağlığına, Çarşamba Ovasındaki tarımsal faaliyetlere ve temiz su kaynaklarına  muhtemel zararların oluşması hali, eski hale getirme önlemleri hiç dikkate alınmadığı gibi, geri dönülmesi imkânsız durumun ortaya çıkması halinde ne gibi önlemler alınacağı da ikna edici teknik olgularla birlikte açıklığa kavuşturulmamıştır” diye konuştu.



‘MAHKEMENİN KARARI YOK SAYILMIŞTIR’

Mehmet Özdağ, “Açık yasa hükümlerine rağmen Tarım Reformu Genel Müdürlüğünün bir talimatnamesine atfen, hiç bir makul bir gerekçe gösterilmeden; bilirkişi raporunda ‘Kuru Mutlak Tarım Arazisinin tarım dışı amaçlı kullanımı uygundur’ denilerek Samsun Bölge İdare Mahkemesinin yürütmeyi durdurma kararı da yok sayılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre hiçbir talimat, tüzük, yönetmelik yasa hükümlerine aykırı olamaz. “...Alanda yapılan incelemelerde tesis çevresinin ekili alanlar ile kaplı olduğu, yerleşik hayatın devam etliği. Dolayısı ile tesisin yapılacağı ortamda zaten doğal bir hayat olmayıp bölge halkı tarafından oluşturulan günlük aktivitelerin çok yoğun gerçekleştiği bir işleyiş söz konusudur….' denilmektedir. Bir alan hem tamamen tarım alanı hem de doğal bir hayat yok, hem mutlak tarım arazisi hem de tarımdışı amaçlarla kullanılabilir! Aralarında bir Ziraat Fakültesi Profesörünün de yer aldığı bilirkişi heyetinin bu yaklaşımı, bir bilim cinayetidir. Bunların hiçbiri yakılarak, yenilenebilir enerji elde edilmesi mümkün değildir. Çünkü yakma işlemi ile, enerjinin yenilenebilir enerji olma vasfı ortadan kalkar. Aralarında bir Biyolog bir de Çevre Yüksek Mühendisi Profesörünün de olduğu bilirkişi heyeti bu bilimsel gerçeği yadsımıştır” şeklinde konuştu.

‘YAKILACAK MADENLERİ ANALİZ ETTİNİZ Mİ?
“
Bilirkişi heyetinin yukarıdaki açıklamasının hiç bir değeri yoktur” diyen Mehmet Özdağ, “Yakılacak maddeleri analiz ettiniz mi? Kimyasal kütle analiz ve modellemesi yaptınız mı? Hiçbir hesaba ve deneye dayanamadan nereden ve nasıl biliyorsunuz çıkacak atık gazların ve maddelerin yasal sınırlar içinde kalınacağını? Bu soruların cevabı olmadan bilirkişi raporu olabilir mi?” diye sordu.



‘HEYET HAKKINDA YASAL SÜREÇ BAŞLATACAĞIZ’

“Eğercili ve çevre mahalleleri gezilip görülmeden gerçeğe aykırı, soyut ve afaki bir rapor tanzim edilmiştir” diyen SAMÇEP Sözcüsü Özdağ, şöyle devam etti; “Bu yörenin kıymetli toprakları nedeniyle ve daha ziyade sınır davaları yüzünden onlarca cinayet işlenmiştir. Arazisine ve kendi topraklarına sahip çıkmayı namusu kadar kutsal bilen yöre insanı, toprağa bağlı yaşamaktadır. Yakıt girdilerine göre, yanma sonucu oluşacak kimyasal kütle hesaplarının uzman kimyacı bilirkişilerce incelenmesi halinde, ortaya çıkacak çevre kirliliğinin insan, doğal hayat ve tarım arazileri üzerinde yaratacağı olumsuzluklar tek bir çırpıda görülecektir. Bilirkişi Raporu kisvesi altında İdare Mahkemesi Heyetine bilim, akıl ve gerçek dışı bu raporu sunmak, bilirkişilik etiğine ve yasanın amir hükümlerine açıkça aykırıdır. Aynı zamanda bilirkişilerin yansızlık, tarafsızlık ve doğruluk ilkelerini ihlal ettiklerini göstermektedir. Bu kişilere bundan böyle bilirkişilik  yaptırılmaması için Samsun Bölge Bilirkişilik Kurul Başkanlığını göreve çağırıyoruz.  Ayrıca gerçeğe aykırı rapor tanzim etmekten haklarında yasal süreç başlatacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız. Bu bilirkişi raporu bölgemizde halkımızda infial yaratmış, bilim insanlarına ve akademiye duyulan güveni sarsmıştır. Bu durum karşısında bölge çiftçisinin en önemli örgütlenmesi olan Ayvacık ve Terme Ziraat Odalarımız ile Ziraat ve Kimya Mühendisleri Odalarımız bilimden, çifçiden, doğadan ve kamusal çıkarlardan yana davaya müdahil olma kararı almışlardır. Bu mücadelenin parayla değil kolektif emekle, özveri ve dayanışmayla yürütülebileceğini herkese göstereceğiz. Bu dava artık Çarşamba Ovasında yaşayan herkesin davasıdır. Bu dava artık Samsun Halkının davasıdır. Hukuktan, hukukun adilce uygulanması talebimizden vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz.”

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
yukarı çık