Haberin gücü adına.

  • Dolar 13.7342
  • Euro 15.5149
  • GR ALTIN 780.69
  • ÇEYREK 1281.2

Eşi öldürülen Samsun Tabip Odası Başkanı Furtun: Hastane idaresi cinayete seyirci kalmıştır

Samsun Tabip Odası Başkanı Neslihan Funda Furtun, "Tetiği çeken katil bir doktorun canına kast etmiş, hastane idaresi de ağır ihmaliyle cinayete seyirci kalmıştır. Dr. Kamil Furtun’un ailesi ve tüm sevenleri olarak bu davanın peşini bırakmayacağız" diye konuştu.

Eşi öldürülen Samsun Tabip Odası Başkanı Furtun: Hastane idaresi cinayete seyirci kalmıştır
  • 09 Haziran 2021, Çarşamba 15:50

Haber Merkezi - Eşi 6 yıl önce görevi başında öldürülen Samsun Tabip Odası Başkanı Neslihan Funda Furtun, söz konusu cinayetle ilgili önemli sorular sordu. "Dr. Kamil Furtun’un eşiyim. Bu kahredici cinayetin üzerinden altı yıl geçti. Onu neden öldürdüğünü halen bilmediğimiz katil, en ağır ceza ile cezalandırıldı. Bu ağırlaştırılmış müebbet cezası Yargıtay tarafından onandı. Bu ceza, sevgili eşime tekrar kavuşmamı sağlamasa da katilin en ağır ceza ile cezalandırılmasından memnunum" diyen Funda Furtun, hastane yönetimini cinayete karşı önlem almamak ve seyirci kalmakla suçladı.

‘KAMU İDARESİ YARGILAMADA BÜYÜK DİRENÇ GÖSTERDİ’
“Bu cinayet önlenebilir miydi?” diye soran Funda Furtun, “Bu sorunun muhatabı hastane idaresi özelinde kamu idaresidir. Şiddetin önlenmesi açısından kamu idaresinin sorgulanması yakıcı bir öneme sahiptir. Bu katilin hastanede birini öldüreceğini söylemesine ve bilinmesine rağmen orada bile bile tutulması, bu konuda hiçbir şey yapılmaması tetiği çeken kadar olmasa da tetiğin çekilmesine engel olamayan ya da ağır ihmali bulunanları da bu cinayetten sorumlu kılmaz mı? Ağır ihmalin sonucunda kaybedilen bir yaşam, sorumluluklarını yerine getirmede ihmalleri olanları suçlu yapmaz mı? Olayın akabinde yargı sürecinde yaşananlar bu konuda büyük bir ihmal olduğunu gözler önüne serdi. Ancak dönemin hastane yöneticilerinin yargılanabilmesi için mücadelemiz üç yılımızı aldı. İlginç bir şekilde kamu idaresi hastane yöneticilerinin yargılanabilmesi yönünden çok büyük bir direnç gösterdi. Yoğun çabalar ve tüm engellemelere rağmen idari yargı kararıyla üç yıl sonra ağır ihmalden görevi kötüye kullanmaktan dolayı ceza davası başladı” diye konuştu.

‘KATİLE AYRICALIK TANINMIŞTIR’
“Olaydan ancak üç yıl sonra İdari yargı kararlarının zorlamasıyla açılan kamu davası, bilirkişi raporu tüm sanıkların ağır ihmali olduğunu belirtmesine yani suçlu oldukları sabit olmasına karşın, bu rapor ve tanık ifadeleri adeta yok sayılarak üç yıl süren yargılama sonunda delil yetersizliğinden tüm sanıkların beraatıyla sonuçlanmıştır” diyen Başkan Furtun, şöyle devam etti: “Bilirkişi raporları yönetimin ağır ihmalini çok açık biçimde dayanak ve delilleriyle ortaya koyuyordu. Katil için, bir şeyler yapmalıyız diyen güvenlik görevlilerinin ifadeleri vardı. Dönemin  başhekimi ve hastane müdürünün kendi ifadelerinde katilin uyuşturucu kullandığına yönelik bilgiden haberdar oldukları vardı. Hatta hastane İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu katilin sorunlu kişiliği sebebiyle bir şeyler yapılması ve önlem alınması gerektiğini toplantı tutanağına yazmışlardı. Diğer taraftan katilin hastanede görevi olmamasına rağmen yıllarca sanki mesaiye gelir gibi hastaneye gelmiş, gerek hastaları gerekse hastane çalışanlarını huzursuz etmiş, tehdit etmiş, hastane bahçesinde elinde orakla gezmiş, santral memurunu burnunu kıracak biçimde darp etmiş. Hatta katil, hastane imamına ‘ben bu hastaneden büyük birini götüreceğim’ demiştir. Tüm bunlara rağmen hastane müdürü ve başhemşirenin odasında çay-kahve eşliğinde sohbetler edilmiş, bu cani ruhlu insanın hastane idari alanlarından uzaklaştırmak bir yana adeta katile ayrıcalıklı payeler verilmiş.”

‘HASTANE YÖNETİMİ CİNAYETE SEYİRCİ KALMIŞTIR’
Funda Furtun, “Tüm bu rahatsızlıklar olurken hastane başhekiminin ve idaresinin hiç haberi olmamış mı? O zamanki adıyla Göğüs Hastalıkları Hastanesi arka sokak canilerinin elini kolunu sallayarak hastane idari birimlerine dahi kolayca girebilen bir sağlık kuruluşu olmuş. Ve buna hastane idaresi göz yummuş, tüm bu yaşananlar karşısında ağır ihmallerde bulunmuş. Bunların hepsi idare soruşturmalardaki ifadeler, mahkemelerdeki tanıklıklar ve bilirkişi raporuyla ispatlıdır. Tetiği çeken katil bir doktorun canına kast etmiş, hastane idaresi de ağır ihmaliyle cinayete seyirci kalmıştır. Soruyorum sizlere; kamu çatısı altında işlenen bu cinayette ihmali belirleyen mahkeme, bu ihmalin sorumlusunu kamu idaresinden başka nerede bulabilir ki? Sorunu görmezden gelmek ya da gizlemeye çalışmak sorunu ortadan kaldıramaz. Dr. Kamil Furtun’un ailesi ve tüm sevenleri olarak bu davanın peşini bırakmayacağız. Adaletin tam olarak tesis edilmesi için üst mahkemeye itirazımızı yapacağız. Ve biz adalet arayışımızda kararlılığımızı sonuna kadar koruyacağız. Adalet ya var ya da yoktur. Birazı söz konusu değildir. Güvenli bir toplum için adalet şarttır. Adaletin olmadığı devlet de eninde sonunda yıkılır.  Erişinceye kadar adaleti aramaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor
yukarı çık