İl Sağlık Müdürlüğü'nden 'domuz gribi' açıklaması

Samsun İl Sağlık Müdürü Muhammet Ali Oruç, mevsimsel olarak artış gösteren üst solunum yolu enfeksiyonlarına ilişkin bilgi verdi. İl Müdürü Oruç, “İnfluenza B virüsleri sadece insanlarda hastalığa neden olmakla birlikte, İnfluenza A ve B virüsleri mevsimsel salgınlara neden olabilir” dedi. Oruç, Samsun’da mevsim nedeniyle grip vakaları görüldüğünü ancak, salgın boyutuna ulaşan vaka artışı bulunmadığını söyledi.

‘BULAŞICI BİR HASTALIKTIR’

Mevsimsel Grip Hastalığı (Grip) Nedir?” sorusunu yanıtlayan İl Müdürü Oruç, “İnfluenza (grip), virüslerinin yol açtığı bir solunum yolu hastalığıdır. Her yaş grubunda görülen hastalık, bazı riskli gruplarda ağır seyretmekte ve daha fazla ölümlere neden olabilmektedir. A, B, C ve D olmak üzere dört tip influenza virüsü bulunmaktadır. İnfluenza A virüsleri insan, domuz, at, kanatlı hayvanlar gibi canlıları enfekte edip hastalığa neden olur. İnfluenza B virüsleri sadece insanlarda hastalığa neden olmakla birlikte, İnfluenza A ve B virüsleri mevsimsel salgınlara neden olabilir.   Grip influenza virüsünün neden olduğu, genellikle yıl içerisinde sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başına kadar olan dönemde daha sık görülen oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Toplumun özelliklerine göre her yıl belirli sayıda insanı etkiler ve hastalandırır. Bu nedenle her yıl sonbahar sonu, kış ve ilkbahar başı arasında beklenen sayıda kişide görülen bu hastalık mevsimsel grip olarak ifade edilmektedir” diye konuştu.

DOMUZ GRİBİ NEDİR?
“Domuz Gribi Nedir?” sorusunu yanıtlayan İl Müdürü Oruç, “Çeşitli hayvanların kendilerine ait grip virüsleri vardır ve hayvanlarda da grip hastalığı görülebilmektedir. Genellikle hayvanlardaki grip virüslerinin insanlara bulaşması beklenmez. Bununla birlikte bazı yıllarda hayvanlardaki grip virüsleri yapı değiştirerek insanlara bulaşabilmekte ve insanları hastalandırabilmektedir. Domuz gribi virüsü de 2009 yılında Meksika’da bu şekilde insanlara bulaşmış, daha sonrasında insandan insana yayılarak beklenenden çok daha fazla insanı etkilemiş, tüm dünyaya yayılmış ve bir salgına neden olmuştur. 2009 yılında görülen bu salgın domuz gribi salgını olarak ifade edilmiştir. Aynı etken daha sonraki yıllarda diğer mevsimsel grip etkenleri gibi beklenen sayıda insanı etkilemiş ve hastalandırmıştır. Bu nedenle daha sonraki yıllarda domuz gribi virüsü de artık mevsimsel grip virüsleri arasında yer almıştır” şeklinde konuştu.

GRİBİN BELİRTİLERİ NELERDİR?
Gribin belirtilerinden söz eden İl Müdürü Oruç, “Grip belirtileri, virüsün bulaşmasından 1-3 gün sonra ortaya çıkar. Grip hastalığında aşağıdaki belirtilerden bir ya da birkaçı görülebilir; 1.Ateş (koltuk altından ölçülen 38 °C ve üzeri). 2. Titreme. 3. Kuru öksürük. 4. Boğaz ağrısı. 5. Burun akıntısı ve tıkanıklığı. 6. Baş ağrısı. 7. Kas ve eklem ağrıları. 8. Şiddetli halsizlik. 9. İshal, nadiren kusma. Ateş (38 °C ve üzeri ) yükselir ve titreme görülür, bunlara baş ve karın ağrısı eşlik etmektedir. Kuru bir öksürük görülür. Bunların dışında, eklem ve boğaz ağrıları, iştahsızlık, burun akıntısı, hapşırma, baş dönmesi de grip hastalığında görülebilir. Çocuklarda bu duruma kusma ve ishal eşlik edebilir, küçük çocuklarda dikkat edilmesi gereken ek belirti huzursuzluk, iştahsızlık ve uyku halidir. Belirtiler hastanın günlük işlerini etkileyecek düzeye ulaşabilir. Halsizlik grip geçtikten sonra bile bir kaç hafta devam edebilir. Şikâyetler genellikle 7 gün sürer, ilk 2-3 gün içerisinde şiddetlenir ve sonrasında düzelme başlar, ancak iyileşme süresi 1- 2 haftaya kadar da uzayabilir” bilgisini verdi.

'BOL BOL SIVI TÜKETİMİ GEREKİR'
Gribin nasıl bulaştığına dair bilgi veren sorusunu yanıtlayan İl Müdürü Oruç, “Temel olarak hasta bireylerin öksürme, hapşırma ve konuşma esnasında yaydıkları damlacıkların, sağlıklı bireyler tarafından solunum yoluyla alınmasıyla bulaşmaktadır. Hasta kişinin öksürmesi ya da hapşırması sonucu etrafa influenza (grip) virüsü içeren milyonlarca damlacık dağılır. Bu damlacıkların enfekte bireylerin 100 - 180 cm (1-2 metre) uzağına kadar yayılabildiği gösterilmiştir. Az da olsa, bu damlacıkların bulaştığı yüzey ve nesnelere temas edildikten sonra ellerin ağız, burun veya göze sürülmesi ile de bulaşabilmektedir. Tokalaşma, öpüşme, bir metreden fazla yaklaşarak konuşma önemli bulaş yollarıdır. Kapı kolu, masa, bardak, vb. yüzeylerde virüs 2-8 saat canlı kalmaktadır. Hasta kişiler belirtilerin ortaya çıkmasından 1 gün öncesinden başlayarak hastalığın 5.-7. günlerine kadar bulaştırıcıdır. Çoğu hasta herhangi bir tıbbi tedavi almadan bir haftada iyileşir. Fakat risk grubunda olan kişilerde hastalık ciddi ve ağır seyredebilir ve hatta ölüm görülebilir. Bu nedenle risk grubundaki kişiler erken dönemde (hastalık başladıktan sonraki 24 ile 48 saat arasında) hekime başvurmalı ve antiviral tedavi almalıdır. Bu ilaçlar; tıpkı antibiyotikler gibi hekim tarafından önerilmedikçe, reçetesiz olarak kesinlikle kullanılmamalıdır. Bu ilaçlar, bebek, gebe ve emziren anneler, çocuklar ve ileri yaştaki hastalar da dâhil olmak üzere hekim tarafından verildikten sonra kullanılmalıdır. İlaçlar, hekimin önerdiği şekilde ve sürede kullanılmalıdır. Hekim tarafından kullanılması uygun bulunup reçete edilen bu ilaçlar hastaneler, toplum sağlığı merkezleri ve aile sağlığı merkezlerinde de ücretsiz olarak Bakanlığımız tarafından sunulmaktadır. Vücuttan su kaybını önlemek için bol bol sıvı tüketimi gerekir. Antibiyotiklerin grip ya da soğuk algınlığı tedavisinde herhangi bir yararı yoktur. Antibiyotikler bakterileri öldürür, ancak grip veya soğuk algınlığına neden olan virüsler üzerinde herhangi bir etkisi yoktur” bilgisini verdi. 

‘MUTLAKA HEKİME BAŞVURULMALI’

Virüse yakalanan hasta kişilerin yapması gerekenlere değinen İl Müdürü Oruç, “El yıkama ve kişisel hijyen önlemleri gripten korunmada en önemli yöntemlerdendir. Hasta kişiler hekim önerisi dışında ilaç kullanmamalıdır. Risk grubundaki kişiler mutlaka hekime başvurmalıdır. Hasta kişilerin sağlık kurumlarına ve kalabalık ortamlara gitmek zorunda kaldıklarında maske takmaları, hastalığın diğer kişilere bulaşmasını engellemektedir. Hapşırma ve öksürme sırasında tek kullanımlık kâğıt mendil kullanılmalıdır ve kullanıldıktan sonra etrafa temas ettirilmeden çöpe atılmalıdır. Eğer mendil yok ise kolun iç kısmı kullanılarak ağız ve burun örtülmelidir. Hasta olanların kalabalık ortamlarda bulunmamaları, evden çıkmamaları ve evde istirahat etmeleri hastalık bulaşmasının önüne geçmek için önemlidir. Hasta kişilerin bol sıvı tüketmeye özen göstermesi, beslenmesine dikkat etmesi, özellikle taze sebze ve meyveleri tüketmesi önerilir. İlimizde mevsim nedeniyle grip vakaları görülmekte olup, salgın boyutuna ulaşan vaka artışı bulunmamaktadır” dedi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.