Atatürk ve müzik

Ne olmuştu? (Atatürk ve Müzik) / Diye Konuştu - TÜRKİYE Cumhuriyeti'nin kurucusu ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, müziğe verdiği değeri, müzik ile ilgili attığı adımları ve müziğin onun hayatında kapladığı yeri sizler için derledik. İşte Atatürk ve müzik...

Atatürk ve müzik

Atatürk müziğe, sanatçıya büyük önem ve değer vermiştir. Rumeli Türkülerini dinlemekten çok hoşlanmasına rağmen, müzik türlerinden her eseri severek dinlemiştir. Atatürk’e göre musiki ile alakası olmayan mahlûkat insan değildir, müzik hayatın neşesi, ruhu, sevincidir. Ulu önder Atatürk’ün anısına birçok şiirler yazılmış, müzikler bestelenmiştir. Her bir yazar kendisine ait bir üslupta eserinde Atatürk’ün kişiliğinden, yaptığı işlerden bahsetmeye çalışmıştır. Bu çalışmada da ünlü Azerbaycan bestecisi Cavanşir Guliyev ve şairi İlgar Fehmi’nin Atatürk’ün hatırasına yazmış olduğu Koro ve Oda Orkestrası 'Mustafa Kemal Paşa' eseri inceleme konusu olmuştur. 

YENİ MÜZİK KURUMLARI AÇILMASINA ÖNDERLİK ETTİ
Atatürk, her türlü yenilik ve ilerlemede öncü olma görevini üstlenen bir liderdi.Atatürk, yeni müzik kurumlarımızın açılmasında da öncülük etmeyi sürdürmüştür. Onun sayesinde Osmanlı zamanından kalma mevcut müzik aletlerini iyileştirmiş,modernleştirmiş ve gelişmiştir. Bunların yanı sıra, kapatılan kurumların yerine çağdaş uygarlık seviyesine uygun ve ulusal müzik anlayışımıza yakışır yeni müzik kurumları açılmıştır.

Atatürk’ün önderliğinde,müzik alanında yapılan çalışmalardan bazıları şunlardır;

  • Ankara’da ‘’Musiki Muallim Mektebi ‘’kuruldu (1924).
  • ’’Mızıka-i Hümayun’’ Ankara’ya taşınarak ‘’Riyaset –i Musiki heyeti ‘’adını aldı(1924)
  • İstanbul Belediye Konservatuvarı kuruldu(1926).
  • Ankara Devlet Konsevatuvarı kuruldu(1936).
  • Gazi Terbiye Enstitüsü Müzik Bölümü kuruldu(1937)
  • Ankara’da Askeri Müzik Okulu öğretime açıldı(1938)

Bu kurumlar, Atatürk’ün düşünceleri ve direktifleri doğrultusunda günümüze kadar gelişerek gelmiştir.’ün düşünceleri ve direktifleri doğrultusunda günümüze kadar gelişerek gelmiştir.Günümüzde çağdaş Türk müziğinin temeli olan bu kuruma, çeşitli senfoni orkestraları konservatuvarlar, üniversitelerin bünyesinde açılan müzik bölümleri, operalar, güzel sanatlar fakülteleri ve liseleri eklenmiştir.

MÜZİK SANATÇILARI ONUN GÖRÜŞLERİYLE YETİŞTİRİLDİ
Atatürk döneminde, çağdaş Türk müziğinin geliştirilmesi için; ‘’Türk beşleri’’ diye adlandırılan kişilerden oluşan ve müziğimizin bugünkü çağdaş seviyeye ulaşmasında büyük emeği geçen sanatçılardan Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar, Ahmet Adnan Saygun, Necil kazım Akses Devlet bursu ile müzik eğitimi için yurt dışına gönderilmişlerdir. Ankara’da Musiki Muallim Mektebinin kurulmasından sonra Avrupa’ya başka öğrenciler de gönderilmeye başlandı.Mektebinin kurulmasından sonra Avrupa’ya başka öğrenciler de gönderilmeye başlandı.Mektebinin kurulmasından sonra Avrupa’ya başka öğrenciler de gönderilmeye başlandı. Avrupa’daki eğitimini tamamlayan genç sanatçılar, yurda döndükten sonra hem çağdaş anlamda müzik eserleri bestelemiş hem de çeşitli müzik okullarında öğretmenlik yapmışlardır.

1934 yılında ‘Milli Musiki ve Temsil Akademisi Kuruluş Kanunu’ çıkarıldı. ‘’Müzik İnkılabı’’nın programını yapmak için bir kurul oluştuldu. Bu konu için Avrupa’dan getirilen uzmanlar çalışmalara başladılar. Ankara devlet konservatuvarından çağdaş besteci ve yorumcular yetiştirildi. dersimiz. com Ayrıca Paul Hindemith (Paul Hindemit) ve Bela Bartok gibi büyük müzik adamları da Türkiye’de araştırma ve incelemeler yapmış ve müzik alanında kendilerinden yararlanılmıştır. Atatürk’ün sağlığında başlatılan müziğimizin geliştirilmesine yönelik çalışmalara ölümünden sonra da devam edilmiştir.1948 yılında, üstün yetenekli çocukların yurt dışına öğrenim görmeleri için özel bir yasa çıkarıldı. Bu yasa doğrultusunda yurt dışına ilk gönderilen sanatçılar, Piyanist İdil Biret ve Kemancı Suna kandır.

GÖRÜŞMELERİNİ ÇÖZÜMLEYİŞ VE YORUMLAYIŞ
Toplumlardaki değişiklikler ve yenilikler, kendini önce müzikte göstermektir. Bunu fark eden Atatürk, müziğe gereken önemi vermiş ve bu alanda büyük atılımlaer gerçekleştirilmiştir. Atatürk, güzel sanatlar içinden müziğe verdiği önemi, konuşmalarında da dile gelmiştir. Bu konuşmalarının birinde ‘’ bir ulusun musiki eğitiminde önem verilmezse, o ulusu ilerletmenin mümkün olmayacağını ‘’görüşünü belirtmiştir. ‘’diyerek rmüzik konusun da biliçli olarak hareket ettiğini vurgulamıştır.

Atatürk, müzikle ilgili düşüncelerini ‘’müzik hayatın neşesi, ruhu, sevinci ve her şeyidir.’’sözü ile belirtmiştir. O, müziğin toplum hayatında çok önemli bir yeri olduğunu ise ‘’Hayatta müziklazım değildir. Çünkü hayat müziktir. Müzikileilgiliolmayan varlık insan değildir. Eğer söz konusu olan hayat insan hayatı ise, müzik mutlaka vardır. Müziksiz hayat saten mevcut olmaz.’’ Sözleri ile belirtmiştir.

Atatürk; ‘’Her milletin kendisine özgü gelenek ,kendine göre ,milliği özellikleri vardır. Hiçbir millet aynen giğer bir milletin taklitçisi olmamalıdır... Milliği müziğimizi, modern teknik içinde yükseltme çalışmalarına, daha çok emek verilecektir. Dünyanın her türlü ilminden, buluşundan, gelişmesinden istifade edelim, lakin unutmayalım, asıl temeli kendi çizdiğimizden çıkarmak mecburiyetindeyiz’ sözleri ile ulusal müziğin özünü koruyarak geliştirilmesini vurgulamıştır.

Atatürk’ün yaptığı Türk müzik inkilabını kısaca; ‘’Türk müziğini kendisine özgü geleneksel yapısı içinde, uslüp ve biçim özelliği değiştirilmeden geliştirilmesi ve çağdaş bir yapıya kavuşturulması’’ sözleri ile ulusal müziğin özünü koruyarak geliştirilmesini vurgulamıştır.

Atatürk’ün yaptığı Türk müzik inkilabının kısaca; ‘’türk müziğinin kendisine özgü geleneksel yapısı içinde, uslüp ve biçim özelliği değiştirilmeden geliştirilmesi ve çağdaş bir yapıya kavuşturulması’’ diye özetlenebilir.

Türkiye’miz müzik alanında dünyadaki saygın ülkeler arasında yer almaktadır. Ülkemizin müzik alanında bu kadar ilerlemesinin en büyük nedeni, Atatük’ün belirlediği müzik ilkeleri doğrultusunda Cumhuriyet Döneminde başlatılan çalışmaların günümüze kadar aynı hızla devam etmesidir.

Azerbaycan şairi İlgar Fehmi’nin Türk ulusunun kurtarıcısı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, savaş kahramanı, Türkiye’nin ilk Cumhurbaşkanı Atatürk hakkında olan bu şiirinden ilk iki kıta ile yazıma başlamak istedim. Mustafa Kemal’in anısına yazmış olduğu bu şiirde şair önderin kişiliğine has olan tüm özelliklerini büyük ustalıkla açıp göstermiştir. İlgar Fehmi Atatürk’ün azametinden, cesaretinden söz ediyor şiirinde, onu yirminci yüzyılın Timur’u, Cengiz’i olarak adlandırıyor. Hakikaten de azametli sesi ile yeri-göğü titreten, cesaretiyle Türk bayrağını yükselten o idi: Mustafa Kemal Paşa! Ülkesini düşünen, artık ülkesine padişah ve onun hükümetinden bir yarar gelmeyeceğine iyice inanan, oldukça güç koşullar altında süren tehlikeli bir yoldan geçen Mustafa Kemal, “Ulusal Kurtuluş Savaşını” büyük bir zaferle noktaladı. Kurtuluş Savaşı sonrasında Atatürk 19 Mayıs gününün Türk gençliğinin bayramı olmasını arzu etmiş ve 19 Mayıslar Türkiye Cumhuriyetinde Gençlik bayramı olarak kutlana gelmiştir. Atatürk, gençlere çok önem veren, ülkelerin geleceğini gençlerde gören bir önderdi. Bundan dolayı o, ülkesini gençliğe emanet etmiştir. “Gençler, Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak olan sizlersiniz” demiş Atatürk ve yepyeni özgür ve bağımsız bir ülke yaratmış, bu ülkede yaşayan toplumu, çağın gelişmiş ulusları düzeyine çıkarmıştır. Bunu da ancak bir dizi devrimle gerçekleştirmişti.2 Mustafa Kemal’in büyüklüğünü sözle ifade ederek, onun ardından söylenenler şunlardır. “Atatürk’ü her zaman hatırlayacağız. Atatürk’ten önce tarihe mal olmuş hiçbir kimse Atatürk kadar ulusal hayata kendi damgasını vurmak yoluyla dünyanı hayretler içinde bırakmamıştır”.

Atatürk’ün müzik kurumlarının açılmasında ve müzik sanatçılarının yetiştirilmesindeki önderliği, müzik ilkeleri doğrultusunda yaptığı çalışmaları karşısına koyduğu en büyük amaçlardı ( Musiki Muallim Mektebi (1924), İstanbul Konservatuarı (1926), Ankara Devlet Konservatuarı (1936), Ankara Askeri Müzik Okulu (1938)). Çağdaş bir Türkiye yaratmak, müzik alanında bir değişim ve gelişim süreci başlatmak, sanata değer ve önem vermekti onun isteği.

Atatürk’ün şiir, edebiyata ve sanata karşı büyük ilgisi vardı. Fakat askerlikten uzaklaşmamak için bu sanatın peşine düşemedi. Bununla beraber, güzel yazmak ve güzel söylemek Mustafa Kemal’de daima yaşadı. Biz onun söyledikleri hikmetlerden bunu görüyoruz. Atatürk için şiirler yazan yüzlerce şair ve yönetici vardır. Ulu önder Atatürk’ü ve yaptıklarını konu alan marş ve şarkılar (“Atam”- söz, müzik Ziya Aydıntan, “Atatürk Ölmedi”- söz, müzik Erdoğan Okyay, “Atama Sözler”- söz, Onat Özdemir, müzik, Nurten Özdemir, “Samsun’dan Doğan Güneş”- Sefai Acay ) onun ölmezliğinden haber veriyor. Her bir yazar kendi biçiminde Atatürk’ün kişiliğini, büyüklüğünü, onun halkına, devletine kazandırdığı özgürlüğü, devrimleri anlatmaya çalışmıştır. 

ÇALIŞMALAR VE SAĞLANAN GELİŞMELER
Atatürk’ün müzikle ilgili görüşlerini hayata geçirmesinde uyulması gereken temel düşünceler, onun belirlediği müzik ilkelerine dayanmaktadır. Türk müziği, Türk müzik inkılâbından sonra her yönüyle bir atılım içine girmiştir. Ulusallıktan çağdaşlığa çağdaşlıktan evrenselliğe ilkesiyle yapılan çalışmalar sonucu, Türk müziğinde büyük gelişmeler sağlamıştır. Müzik ile ilgili gelişmeler doğrultusunda amaçları gerçekleştirmek için çeşitli müzik kurum ve kuruşları açılmış, burada eğitim gören öğrenciler, Atatürk’ün belirlediği ilkeler doğrultusunda yetiştirilmiştir. Bu çalışmalar, devam ederek bu günlere kadar gelmiştir. Atatürk’ün belirlediği müzik ilkeleri doğrultusunda yapılan çalışmaları ve sağlanan gelişmeleri şöyle sıralayabiliriz. 

*Türk halk ezgileri derlenmiş, notaya alınmış ve yayımlanmıştır. 
*Bu eserleri seslendirmek ve yorumlamak için orkestralar ve korolar kurulmuştur.
*Türk müziğinde yeni bir kavram olan çok seslilik kullanılmaya başlanmıştır. 
*Halk ezgilerinin, batı tekniği ile çok seslendirme çalışmaları yapılmıştır. 
*Aynı ezgiler, çağdaş tekniklerle işlenerek özgün eserler bestelenmiştir. 
*İlk Türk operası olan “Özsoy Operası “Ahmet Adnan Saygun tarafından bestelenip sahneye koyulmuştur. 
*Türkçe operalar sahneye konulmuştur. 
*Geleneksel Türk halk müziği, geleneksel Türk sanat müziği ve çağdaş çok sesli Türk müziği alanlarında değerli sanatçılar ve öğretmenler yetiştirilmiştir. 
*Çeşitli üniversitelere bağlı fakültelerde müzik bölümleri açılmıştır. 
*Çeşitli müzik gurupları yurt dışında düzenlenen festivallere katılarak büyük başarılar elde etmişlerdir. 
*Ülkede, uluslar arası özelliğe sahip birçok müzik festivali düzenlenmektedir.

KAYNAKÇA:
DADAŞZADƏ, Zümrüd; Cavanşir Quliyevin total musiqi axtarışları,Musiqi dünyası, 1.2/7/2001 Bakı, s. 87-91. HACIBƏYOV, Üzeyir; Azərbaycan xalq musiqisinin əsasları, 1985,Bakı,s.16. Meydan-Larousse Gençlik Ansiklopedisi, Cilt 1, Meydan Gazetecilik ve Neşriyat Ltd. Şti. İstanbul, 1976–1977, sayfa 139 ORKUT, Gülçin; Çocukların Bayramının Bilmediğimiz Öyküsü, Bütün Dünya, Başkent Üniversitesi Kültür Yayın, Ankara, Nisan 2005, s.25. TÜRKMEN, Cemal; Belirli Günler ve Haftalar, Ünsal Yayınları, Ankara, 1998, sayfa 43 UÇAN, Ali; Keman Ders Kitabı, Lise 1, Saray Matbaacılık, Ankara 2005, sayfa 187 http://www.etkinlikpaylas.com/indir/ataturkunmuzik-zevki-cankaya-sofralarinda-dinledigisarkilar-ve-turkulert7230/index.html?s=26325793f096a9a7c71c6f4 8e474018a& Erişim:21.03.2010 http://www.canimablama.com/showthread.php? tid=4314 erişim, 21.03.2010 http://www.dersimiz.com/ataturk/sayfa.asp?id= 3723 Erişim:21.03.2010

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.