Samsun Adliyesi'nde isyan!

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Büro Emekçileri Sendikası Samsun Şube Sekreteri Yılmaz Tuluk, dün başlayan yeni adli yılın açılışına ilişkin açıklama yaptı. Samsun Adliyesi’ndeki aksaklıkları ve yargı çalışanların sorunlarını sıralayan Tuluk, önemli açıklamalar yaptı.

‘KAR YAPMAYA ÇALIŞAN MÜESSESE’

Yılmaz Tuluk, “Adli yılın açılışı ile birlikte yargı emekçilerinin sorunları sürekli artmış, TİS görüşmelerinde yetkili ama etkili olmayan sarı sendikalar tarafından satılmıştır. Sözleşmeliye kadro, seçim alanlarında söz verilen 3600 ek gösterge, yardımcı personele genel idare hizmetleri sınıfına geçmemiştir. Adalet Bakanlığı’nda çalışan tüm emekçiler mağdur edilmiş, mağduriyetleri her gün kat kat artmaya devam etmiştir. Samsun Adliyesi ve ilçeleri ile ilgili sorunlar hiç bitmemiştir. Vatandaşın beklemiş olduğu salonlar kapatılarak, duruşma salonu ve kalem oluyor, her gün nefes almak, güneş görmek zorlaşıyor. Geçmişte biz buraları AVM’ye benzettiğimizde eleştirdiğimiz için, yetersiz olduğunu savunduğumuzda bize aba altından sopa gösterenlere şunu söylemek istiyoruz. Bu şehre kimsenin ihanet etmeye hakkı yoktur. Samsun Adliyesi’nde çalışan yargı emekçileri ilimizdeki kamu kurumlarında çalışan diğer memurlardan daha fazla ücret ödeyerek yemek yemektedir, kafeterya ve çay ocaklarımızda yapılan hizmetler yargı emekçilerine pahalıya verilmektedir. İş yurtlarının çalıştırmış olduğu bu yerler, sanki kar yapmaya çalışan bir müessese halindedir” diye konuştu.

‘STRES VE MOBİNG BAŞGÖSTERMİŞTİR’

2 Eylül 2019 tarihinde açılan adli yılla birlikte hem Samsun’da hem de genelde mahkemelerin bölündüğünü ifade eden Yılmaz Tuluk, “Mesela 1. Ağır Ceza Mahkemesi 3’e bölünerek, 3 yeni heyet, 3 yeni yazı işleri müdürü, 3 yeni kalemden oluşmuştur. Yargı emekçilerinin yükü daha çok artmış, stres ve mobing baş göstermiştir. Hukuk Mahkemeleri de aynı durumdadır. Bu bölünmeler tamamen işi bilmeyen, iş tüketemeyen, atanmış savcı ve hakimler tarafından meydana gelmiştir. Onlardan bazıları emekçi arkadaşlarımıza hakaret etmiş, şiddete varan sözler sarf etmişlerdir” şeklinde konuştu.

‘POLİSLER ÇALIŞANLARI RAHATSIZ EDİYOR’

“Son günlerde hükümet tarafından yargı reformu gündeme getirilmiştir. Yargı reformu yargı çalışanlarının mağduriyetlerini önlemediği gibi zabıt katibi arkadaşlarımızın yükselişini engellemektedir” diyen Yılmaz Tuluk, “Atama usulü ile boşta kalan avukatlar, yazı işleri müdürlüğü görevi yapılabilmesi için bir projedir. Yargı reformu Adliyelerdeki ayrımcılıkların kaldırılması ile başlatılmalıdır. Hakim ve savcı yemekhaneleri, hakim ve savcı asansörleri, hakim ve savcı giriş kapıları, hakim ve savcı WC’leri gibi ibareler kaldırılarak yargı reformunu buralardan başlatmak gerekir. Samsun Adliyesinde savcılık katında her savcının birer koruması var. Kalemlerde oturan kamu emekçilerinin masaları koruma polislerine tahsis edilmiştir. Halbuki adliyemizde bir karakol ve özel güvenlik birimi bulunmaktadır. Savcılık katında bulunan polis korumaları sürekli oralarda bulunarak, çalışan yargı emekçileri arkadaşlarımıza rahatsızlık vermektedirler” ifadelerini kullandı.

YARGI ÇALIŞANLARININ TALEPLERİ

Yılmaz Tuluk, son olarak yargı çalışanlarını taleplerini şöyle sıraladı: “Hakim ve savcıların özlük haklarını belirleyen 2802 sayılı yasa kaldırılmalıdır, bu yasa hakim ve savcıları ilgilendirir ama adliye çalışanları bu yasanın özlük haklarından faydalanamaz, disiplin soruşturmalarından faydalanır. Yani başka kamu kurumunda çalışan memur amirinden ve valilikten izin alınarak soruşturmaya başlanır, adliyede direk izin alınmadan soruşturma yapılır. Disiplin hükümleri yönünden 2802 sayılı yasadan yargı emekçileri çıkartılmalıdır. Yeni adli yılda duruşma, keşif, suçüstü nöbeti gibi fazla mesainin otomatik olarak sorgusuz, izinsiz hesabımıza yatmasına istiyoruz. 2013 yılından itibaren Ankara, İstanbul ve İzmir illeri ile sınırlanan ulaşım yardımları bütün illerde uygulanmalıdır. İş yükü nedeni ile meslek hastalığı olarak nitelenebilecek durumda bel ve boyun fıtığı, kalp ve damar hastalıkları, özellikle psikolojik hastalıklar giderek yaygınlaşmaktadır. Stres altında çalışmaya bağlı olarak yaşanan çeşitli rahatsızlıkların tazminatı karşılanmalı, Adliyede her gün personel dışında yüzlerce yurttaşın giriş çıkış yapması davalar nedeni ile sık sık kavgalar yaşanması gibi durumlar olur. Bunun ile ilgili özel tazminat ve döner sermayeden para ödenmesini istiyoruz. Zabıt katiplerinin veri hazırlama kontrol işletmeni kadrosuna geçişi sağlanmalıdır. İcra müdürlüklerinde personel eksiklikleri giderilmeli, sağlıklı çalışma ortamları sağlanmalı, fiziki koşullar düzeltilmelidir. İcra müdürlüklerinde çalışan müdür ve yardımcı personel dahil kurum her türlü koruma tedbirlerini almalıdır. Bakanlık bünyesinde istihdam edilen sosyal hizmet uzmanları, psikolog, pedagoglar için adliyelerde fiziki ortam hazırlanmalıdır. Denetim Serbestlik Müdürlüğü’nde görev yapan kamu emekçileri sendikalara üye olabilmeli, hakları güvence altına alınmalıdır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.