Mustafa Kemal Paşa'dan hükümet eleştirisi

Mustafa Kemal Paşa'dan hükümet eleştirisi

Mustafa Kemal Paşa, Havza’dan gönderdiği bir genelgede, Osmanlı Hükûmetinin Paris görüşmelerine çağrılmasının memnunluk verici olduğunu ancak Paris’e gitmeye hazırlanan kurul ile ulusun istekleri arasında uygunluk olmadığını, sadrazamın sınırları belirsiz bir Ermeni özerkliğine razı olduğunu belirtti. Müdafaa-i Hukuk cemiyetlerinin, bunların henüz kurulmadığı yerlerde de belediyelerin telgraflarla hükûmeti uyarmasını, çekilecek telgraflarda ulusal bağımsızlığın tam dokunulmazlığın ve çoğunluğunu azınlığa feda edilmemesinin talep edilmesini istedi. 

Komutanlara ve Valilere
Havza, 3 Haziran 1919

… Paris’e gitmeye hazırlanan heyetin görüşüyle milli vicdanın kesin talebi karşısında tam uygunluk şarttır. Aksi takdirde millet, gayet zor vaziyette ve telafi edilemez oldu bittiler karşısında kalabilir. Bu endişeyi doğuran sebepler şunlardır: Sadrazam Paşa Hazretleri, bilinen açıklamasında bir Ermeni özerkliği esasını kabul etmiş olduğunu bildirdi. Bunun sınırını belirtmedi. Bundan doğu vilayetleri halkı tabii ki üzüldü ve durumun açıklanmasını istemek zorunda kaldı.

Toplanmış olan Saltanat Şurası’nda da hemen herkese millî bağımsızlığın korunmasını ve milletin mukadderatının bir millî şuraya verilmesini istediği halde, yalnız hükûmetin dayandığı İtilaf ve Hürriyet Fırkası adına Reis Sadık Bey’in yazılı ifadesinde İngiltere’nin himayesi teklif edildi.

Ermenistan’ın geniş bir özerliğini ve devletin bir yabancı himayesini kabul etmesi meselelerinde milli arzu ile şimdiki hükûmetin görüşü arasında mutabakat olmadığı görülüyor. Sadrazam Paşa hazretleriyle beraberinde hareket edecek olan heyetin milletin haklarını savunmada takip edeceği esaslar ve program milletçe bilinmedikçe arz edilen noktalarda endişeye düşmekten kaçınılamaz. 

Bu suretle vilayetlerdeki ve çevrelerindeki Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye, Redd-i İlhak Cemiyetleri’nin temsilci heyetleri ve henüz teşkilatını tamamlayamayan yerlerde de belediye heyetleri Sadrazam Paşa Hazretlerine ve doğrudan doğruya padişaha telgraflarla müracaat ederek, millî tam bağımsızlığın dokunulmazlığının ve milli çoğunluğun haklarının korunmasının milletçe esas şart olduğunu açıklamalı ve buna göre gidecek heyetin savunma esaslarının millete resmen ve açıkça bildirilmesini istemelidir. 

9.Ordu Kıtaat Müfettişi
Mustafa Kemal

Sadrazam Damat Ferit Paşa

Mustafa Kemal sadrazamlığa gönderdiği yazıda kendi bölgelerinin de işgal edileceğinden tasalanan halkın, özellikle doğu vilayetleri halkının gerçek durum hakkında bilgi istediğini belirterek bu konularda kendisinin aydınlatılmasını istedi. 

Mustafa Kemal, İngiliz Yüksek Komiserliği’nden aldığı notayı dün kendisine aktararak mitingler konusunda ne gibi tedbirler aldığını soran Harbiye Nazırı’na verdiği karşılıkta: Milletin heyecanını ve gösterilerini yasaklamak için ne kendimde ne de başkasında hiçbir güç göremem dedi. Mustafa Kemal, İzmir’in işgali üzerine her yanda etkili mitingler yapılmasını 25 Mayıs tarihli genelgesiyle istemiş, Sivas’ta yapılan mitingde Hristiyanların ölümle tehdit edildiği yolunda bir şikâyet yapılmıştı.

Harbiye Nezareti’ne 
Havza, 3 Haziran 1919

… Sivas ve civarında evvelce bulunan Ermenileri ve bilahare gelen mültecileri tehdit edecek hiçbir hadise olmamıştır. Ne Sivas’ta ve ne de civarında endişe edecek hiçbir hâl yoktur. Herkes sakin bir şekilde iş ve güçleriyle meşguldür, bunu sureti katiyede arz ve temin ederim. İtilaf devletleri milletimizin hukuk ve istiklâline riayetkâr kaldıkça ve millet ve devletin tam masuniyetinden emin oldukça gayrimüslimlerin endişe etmelerinin hiçbir sebebi yoktur.

…Fakat istiklâl ve millî mevcudiyeti imha ve hayatın bekasını tehlikeye düşüren kasıtlı işgal gibi İzmir havalisinden görülmekte olan fiiliyatın ortaya çıkmasına karşı ne halkın heyecan ve tesirat-ı vicdaniyesi ve ne de buna dayalı milli tezahürü men ve tevkif için nefsimde ve hiç kimsede kudret ve takat göremeyeceğim gibi  bu yüzden ortaya çıkacak hadiseler karşısında mesuliyet kabul edebilecek ne kumandan ve ne de mülkiye memuru  ve ne de hükûmet tasavvur ederim.

9.Ordu Kıtaat Müfettişi
Mustafa Kemal

Mustafa kemal  ayrıca Harbiye Nazırlığı’nın 31 Mayıs tarihli sorusuna verdiği cevapta; Diyarbakır’dan Samsun yoluyla İstanbul’a gönderilmekte olan silahların sevkini Havza’da durdurduğunu bildirdi. Mustafa Kemal, 10 bin sürgü kolu ve 12 top kaması bulunan bu ilk sevki durdurmasına gerekçe olarak bunları taşıyan asker ve hayvanların çok yorgun olmalarını gösterdi. 

MERZİFON’DAN BİR HAFIZIN İNGİLİZLERE İLGİNÇ MEKTUBU

Yüzbaşı Hurst Samsun’daki İtilaf Yetkili Temsilcisine

Ülkeyi kötülüklerden kurtarmak için öncelikle hükûmetin adaletle yaklaşması gerekir.

Yüzbaşı Salter'in daha önce Merzifon'daki Hükümet ile ilgili olarak söylendiği gibi, suçluların cezalandırılması konusunda bile pek aldatıcı hileler oynanıyor. Şimdi, tüm ulusu tehlikeye sokmak için, Komite parasıyla ve Hükümet yetkilileri, cahil kitlelerden faydalanarak isyana hazırlık yapıyorlar. Mahkemeleri adalete zorlamaz ve o zamana bakmak için bazı belgeler almazsanız, yapılması gerekenleri yapmazsanız,- sizin görevinizdir-isimlerini verebilirim.  İyi düzen ve güvenlik sağlama açısından basit izleyiciler olarak kalmak yerine , cennet ve yeryüzü sıkıntılı ulusun hakları için sizi yüksek sesle çağırır. Sizin sorumluluğunuzda vicdanlı davranacağınızdan eminiz. Ülkenin kurtuluşu adına hakikati ilan ediyorum.

3 Haziran 1919

Veli Efendizade Hafız Bekir

ZÜBEYRZADE MEHMET FUAD’IN ANILARINDA HAVZA’DA DURUM

Haziran 1919’un ilk günlerinde Zubeyrzade Mehmet Fuad’ın anılarında Havza’da durumu şu şekilde belirtir: 

“… Henüz Samsun’da Sivas’ta, Merzifon’da, İngiliz kuvvetlerinin faal varlıklarına rağmen millî gösteriler gittikçe faal bir aşamaya girmekte, bu durum özellikle temsilciliklerin dikkatini çekmekteydi. Bununla beraber gün geçtikçe hassaslaşan milliyetçilik duygularını boğmak imkan dahilindedeğildi. 

Ektiği inkılâp  ve istiklal tohumunun böyle birden bire filizlenmeye başladığını gören Paşa, durum hakkında bizi her gün haberdar etmekte ve özellikle istihbarat müdürlüğünü bu işle alakalı tutmaktaydı. Paşa ile her iki temas, Havzalıların daha samimi, daha fiili tezahürlerini  ortaya çıkarıyordu. 

Mustafa Kemal Paşa bu günlerde esir muamelesi gören  -Paşa’nın İstanbul hükûmetine verdiği sıfat- padişahlık yüksek kişileriyle! Haberleştiği gibi Anadolu’da da millî ve tarihi kumandanlarla , dünü ve bugünün tarihi ve kahraman simalarıyla da haberleşiyordu. 

Anadolu’nun inkılâp başlangıcı bu şekilde devam ederken Yunanların hiçbir hakka dayanmayan İzmir işgallerinden  doğan facialar  alabildiğine ilerliyor, bu da gittikçe artan bir intikam hissi doğuruyordu. Küçük Havza’da gördüğü bu samimi ve fiili temasların asil millî tezahüratın verdiği etki Paşa’yı duygulandırdıkça maksatlarını, emellerini açıkça dile getirmekten çekinmiyordu. Bu sıralarda Paşa ile temasta bulunmak üzere civar kasabalardan da bazı heyetler geliyor ve Paşa’dan talimat alarak dönüyorlardı.”

Zübeyrzade Mehmet Fuad

KAYNAKÇA:
Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü I, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1993.
Gotthard Jaeschke, "Havza 'da Mustafa Kemal Paşa '', Belleten, C. XLVI, Sayı: 1 82 , TTK.
Zübeyrzade Mehmet Fuat, Yurdumuz Havza, (Haz. Ali Tuzcu), Ankara, 1998.
Baki Sarısakal, Belge ve Tanıklarla Samsun’dan Ankara’ya, Cilt,1, Samsun Büyükşehir Belediyesi Kültür Yayınları, Samsun, 2008.
Bilal N. Şimşir. İngiliz Belgelerinde Atatürk, Cilt 1, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1992.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.